SAĞLIKTA BÜYÜK TEHLİKE (NASIL UYUTULUYORUZ.)

02.10.2016

SAĞLIKTA BÜYÜK TEHLİKE (NASIL UYUTULUYORUZ.)

NEBİ FUNDA

               Daha çok nişasta elde etmek için genetiği değiştirilen Mısırın, nişastasından elde edilen şekerin, pancar şekerine nazaran çok daha tatlı olmasına karşın, kansorejen etkisi çok yüksektir. (Bunu ben değil, Dünya sağlık Örgütü -WHO söylüyor.) WHO bu nedenle şekerli mamullerde kullanılacak nişasta bazlı şekerin % 2 ile sınırlandırılmasını öneriyor. (Milletinin sağlığını düşünen devletler bunu derhal uyguluyor. Amerika %10 uygularken, & 2'ye düşürüyor.)

 

               Dünyanın en büyük nişastadan şeker üreten firması, Türkiye'de faaliyete geçtiğinde, Tarım orman bakanlığı, şekerli gıdalarda kullanılacak Nişasta Bazlı Şekere (NBŞ) % 10'luk sınırlama getiriyor. Bu arada İngiltere, Fransa ve Hollanda NBŞ'nin kullanılmasını yasaklıyor. 25 Avrupa ülkesi 1 milyon 200 bin ton NBŞ üretirken Türkiye tek başına 300 bin ton üretiyor. (Şeker Kurumunun 2016-2017 kotası 265 bin ton) Avrupa’da kişi başına NBŞ tüketimi 1-1.5 kilo, Türkiye’de ise 4 kilo)

 

                Bu üretim doyurmamış olacak ki, millete daha fazla “NBŞ nasıl yedirilir” kaygısında olan vahşi kapitalist bir yolunu buluyor. Ancak Kotayı arttıracak olan Bakanlık, bu artışın gündeme gelmesi ile halkın yoğun tepkisinin de geleceğini pekâlâ 

biliyor. Öyleyse ne yapmalı.

                 Gündem değiştirme uzmanları hemen faaliyete geçiyor ve çözümü buluyor. En yetkili ve her konuyu (özellikle tarihi) bilen uzmana “Lozan’ı bize zafer diye yutturdular” dedirtirseniz gündem altüst olur ve başka bir konu konuşulmaz. Bu arada NŞB şekerin kotası arttırılır. Lozan tartışmaları arasında bu felaket kimsenin dikkatini çekmez ve amaca ulaşılır. (Tarım bakanlığının kotayı % 50 arttırma yetkisi var.) Ama kanser hastalığı artarmış. Kime ne, gelsin paralar.

                   Bakınız Lozan tartışması yaratarak, NBŞ kotasını arttıranların bilmedikleri (belki de bilip umursamadıkları tehlike hakkında uzmanlar ne diyor.

                 Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şükrü Hatun En önemli sorun diğer şekerlerden farklı olarak karaciğere girerken insülin hormonuna ihtiyaç duymuyor ve karaciğere daha fazla giriyor.” diyor

   * Prof. Dr. Nurdan Taçyıldız Yüksek fruktozlu gıdaların en büyük etkisi metoboliksendrom yapmaları ve aşırı kiloya yol açmalarıdır. Bunlar lezzetli gıdalar, vücudun insülin dengesini bozuyorlar. Hızla, yeniden acıkmayı oluşturuyorlar. Hazır gıdalarda kullanılıyor. Kekler, çikolatalar, boyalı gıdalar, kolalı gıdalardan en iyisi tüketmekten uzak durmak gerekir. Devlet kontrol etmeli, kotaları azaltmalı. Ama anneler çocuklarını doğal ürünlerle beslemeli. Kendi yaptıkları kekleri pastaları bir bardak sütle çocuklara yedirsinler. Bunlar obeziteye yol açmaz. Beslenme çantalarına hazır aldıkları pasta ve çikolatayı çocuğa vermesinler. Kolalı içecekler yerine süt, ayran içirsinler. Çocukların aşırı kilo alımı ve bundan dolayı gelişebilecek hastalıkları önlemiş olurlar. Okul kantinlerine de denetim getirilmelidir. Kola yerine ayran, süt olmalı. Kek, çikolata, gofret yerine meyveler satılmalı.
* Dr. Yavuz Dizdar - 
İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü öğretim üyesi: İç organlar yağlanıyor çocuklar kanser tehdidi altında:

      “Son yıllarda gerçekleştirilen ve sonuçları yayınlanan toplum bazlı çalışmalar ve temel bilim araştırmaları fruktozdan zengin nişasta bazlı şekerin insanmetabolizmasıyla uyumlu olmadığını ortaya koymuştur. Fruktoz şeker metabolizmasını düzenleyen en önemli hormon olan insülinin salınımını uyarmamakta, hızla bir yağ olan trigliseride dönüştürüldüğünden karın içi organların yağlanmalarına neden olmaktadır. Bu durum diyabet başta olmak üzere, metaboliksendrom olarak adlandırılan hastalık tablosunun artışına neden olmaktadır. Bununla birlikte çok miktarda fruktoz alımı ülkemizde de aşikar olduğu gibi pankreas kanseri başta olmak üzere pek çok organ kanseri gelişmesini tetiklemektedir. Yapılan temel bilim çalışmaları fruktozun kanser hücrelerinin çoğalmasını hızlandırdığını göstermiştir. Başta aspartam olmak üzere, nişasta bazlı şeker ve çoğunluğunu çocukların tükettiği şekerleme, bisküvi, çikolatalar ile pek çok gıda ürünlerinde kullanılan NBŞ’ler kansere davetiye çıkarıyor. Sakın ‘ben mısır şurubu tüketmiyorum’ demeyin. İçtiğiniz kolada, meyve suyunda, gazozda, yediğiniz çikolatada, tatlıda, kekte, pastada, dondurmada kısacası yüzlerce üründe mısırdan elde edilen şeker kullanılıyor. Başta çocuklarımız tüm halkımız kanser riski altında. Karaciğer yağlanmasının en büyük sebebi mısır şurubu tatlandırıcılarıdır.

 

 

 


HALKIN SESİ

Bizim yolumuzu çizen, içinde yaşadığımız yurt, bağrından çıktığımız Türk Milleti ve bir de milletler tarihinin bin bir facia ve ıstırap kaydeden yapraklarından çıkardığımız neticelerdir. Mustafa Kemal Paşa
Ender Erdemil
12.07.2016

© 2016 HALK DAYANIŞMASI