REFERANDUMDAKİ MİLLET SORUNU

Avukat Uçum, bu ayrıca belirtme durumuna bakarak TBMM’nin yasama yetkisini sınırladıklarını, Anayasa’nın “devredilemez” sözüne karşın yasama yetkisini cumhurbaşkanına devrettiklerini söyleyip işlerinin Anayasa’ya aykırılığını ilan ediyor.

30.01.2017

REFERANDUMDAKİ MİLLET SORUNU
BİRGÜL AYMAN GÜLER


25 Ocak 2017 günü Hürriyet Gazetesi’nde “anayasa değişikliğinin mimarlarından biri olan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum” diye bir bilgi yer aldı. Böylece nihayet, anayasa teklifini hazırlayanlardan birini öğrenmiş olduk. 
Bu kişi 1 Şubat 2016 HaberTürk Gazetesi’nde Erdoğan ile 2010 yılında tanıştığını, Akil İnsanlar Heyeti’ne davet edildiğini, 7 Haziran 2015’te AKP milletvekili olduğunu, 1 Kasım’da milletvekili değil anayasa çalışmalarında yer alabilmek için başdanışmanlığı tercih ettiğini söylüyor. Aynı röportajda Türk milleti olmaz, yeni anayasayla Türkiye milleti kavramını getirmeliyiz, çünkü “bu etnisiteye [Türk] dayanmak dışlayıcı”dır; Türkiye milleti kendini dışarıda hissedenleri de kapsayacak bir terimdir” diyor.
MHP, işte bu mimarlarla ortaklık ediyor. 
*
Bu kişi, Hürriyet’te, Anayasa’nın 7. Maddesindeki “yasama yetkisi TBMM’nindir. Bu yetki devredilemez” hükmüne aldırış etmeden aynen şöyle diyor: “Anayasa’da ‘kanunla düzenlenir’ denilen 82 konu var. Bu konularda cumhurbaşkanı kararname çıkaramaz. Bütün bu düzenlemeleri Meclis yapacak.” 
Böyle şey olur mu? Yasama yetkisi geneldir. TBMM anayasal çerçevedeki her konuyu kanunla düzenleme yetkisine sahiptir. Bazı konuların ayrıca belirtilmesi, bunların özel bir koruma altına alınma gereğindendir. Avukat Uçum, bu ayrıca belirtme durumuna bakarak TBMM’nin yasama yetkisini sınırladıklarını, Anayasa’nın “devredilemez” sözüne karşın yasama yetkisini cumhurbaşkanına devrettiklerini söyleyip işlerinin Anayasa’ya aykırılığını ilan ediyor.
Meclisi 82 konuyla sınırlayan insanlar, üye sayısını neden 550’den 600’e çıkarırlar? Yapılan işin birtakım örtülü amaçlara koştuğunu, bu çelişkiden bile hissetmek mümkün.
*
Şu muhteşem sözler de onun: “Cumhurbaşkanı seçildiğinde hükümet kurulmuş olur. Yani güvenoyunu halktan alır. Bu yüzden “millet hükümeti” demeyi tercih ediyoruz. Tek kişilik hükümettir.” Uçum’un adsız milleti Türk Milleti değil, hükümeti ise tek kişilik. O tek kişi, adsız milletin kendisi. Türk Milletinin egemenlik yetkisini “millet meclisi”nden icat ettikleri “millet hükümeti”ne kaydırıyorlar. Sonraki adımda ise Türk Milletinin egemenlik hakkına el koyacaklar. Tek kişilik millet hükümeti, belli ki bu operasyona hizmet edecek. 
Nasıl mı? 
*
9 Ocak 2016 Sabah Gazetesi’nde söylediği gibi: “Anayasa değişikliğiyle Türkiye’nin yeni anayasal sistem ihtiyacı tam olarak karşılanmıyor. Hükümet modelinde bir değişiklik yapılıyor. Ancak bu reform süreci devam etmek zorunda. Yeni anayasa ihtiyacımız bu değişiklikten sonra çok daha güçlü hale gelecek.” 
Evet, öyle olacak. Hazırladıkları metin öylesine berbat ki, üç vakte kalmadan dikiş yerlerinden patlayıp dağılacak haliyle, insana ‘yoksa bu berbatlık kasıtlı mı’ diye düşündürecek ölçüde defolu. 
Ve daha da açık söylüyor: “Sayın Bahçeli merdiven teorisi açıklaması yaptı, ‘Türkiye’nin hukuk ihtiyacını adım adım karşılayalım’ dedi. Bu bir işbirliği çağrısıdır. Bu işbirlikleri devam ettirilirse MHP ile birlikte yürünebilir. Gelecekte çok farklı siyasi aktörler de yeni anayasal sistem değişikliğinde rol alabilir.” 
Daha ne desin? 
Bundan sonra sıranın, egemenliğin sahibini değiştirmeye geldiğini söylüyor. Türk Milletini tahtından edecekler! Egemenlik hakkını elinden alıp “Türkiye Milleti” diye çok-etnisiteli bir siyasal kimliğe teslim edecekler. İşte o zaman MHP ile yürüyemeyeceklerini, sahneye HDP’yi ve neoliberalleri davet edeceklerini söylüyor. Şimdi kızmasınlar, sabırlı olsunlar, bir sonraki adımda ortakları onlar olacak! 
*
Devlet Bahçeli MHP’sinin ne yaptığını son mimar söylüyor. Ana muhalefet partisi ise, Anayasa Komisyonu masasında oturarak yoldaki son engelleri kaldırdı. Onlarca kez uyarmıştık; “o masaya oturulmaz!” Oturdular ve egemenliğimizin oylatılmasını mümkün kıldılar. Bu ağır yükü, %49 – 51’lik daracık referandum kapısına ve halkın sırtına yığdılar.
*
Türk milletinin egemenlik hak ve yetkisini oylamaya sokan bu değişiklik, son büyük tuzaktır. Yazık bize ki, egemenlik yetkimizi oylamaya kalkanlara durun bakalım hele! diyemedik. 
Ve şimdi egemenlik mücadelemiz, yalnızca bir kahverengi hayır pusulasından ibaret! 

AYDINLIK
29-01-2017


HALKIN SESİ

Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye... Yaşasın Kemalist Devrim... Yaşasın Milli Birleşik cephe... Dövüşe, dövüşe yürünecek işin Türkçesi budur.
Gazanfer Eryüksel

© 2016 HALK DAYANIŞMASI