İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANINA ÇAĞRI

İZMİR BİLİM VE KÜLTÜR PARKI’na dönüştürülmesi demek,  Kültürpark’ı kurucusu Dr. Behçet Uz’un “Kültürpark Halk Üniversitesi Olmalı” diyerek yaptığı,  vasiyeti de yaşama geçirmek  demektir. 

02.10.2016

İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANINA ÇAĞRI

Halk Oylaması

 
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığını Kongre Merkezi ağırlıklı kendi projesi ile Kültürpark’ın kurucusu Behçet Uz’un  vasiyetine uygun olarak bu ve önceki (*) basın açıklamalarında önerilen “İzmir Bilim ve Kültür Parkı” seçeneğini  ve Kültürpark’ın hiç bir ek işlev söz konusu olmadan yalnızca  yeşil alan  olarak  kalmasını isteyenlerin  önerilerini eşit olanaklarla, örneğin Büyükşehir Belediyesi Web sayfası  aracılığı ile gerçekleşek  bir tanıtım çalışması ve halk önünde yapılacak bir panel sonrası halk oyuna sunmaya davet ediyorum.
 
MEVCUT HANGARLAR (fuar holleri) YIKILARAK TİCARİ BİR KONGRE MERKEZİ YAPILMAK YERİNE YIKILMAYIP RESTORE EDİLEREK BİLİM VE KÜLTÜR MERKEZİNE DÖNÜŞTÜRÜLSÜN
 
Kültürpark’ın İZMİR BİLİM VE KÜLTÜR PARKI adıyla bir Halk Üniversitesi’ne  dönüştürülmesi seçeneği  ek hiç bir yapılaşma gerektirmeyen ve dolayısyla mevcut yeşil alan oranını küçültmesi söz konusu olmayan bir seçenektir. Bu seçenek,Büyükşehir Belediyesi’nin ticari  amaçlı açık hava şov merkezi-amfitiyatro ve  Kongre Merkezi yapılmak üzere yıkmak istediği Hangarlar (fuar holleri),  İnönü Sanat Merkezi,  Celal Atik Spor Salonu, Atlas Pavyonu gibi yapıların yılmayarak Bilim Parkı’nın amaçlarına uygun bir şekilde restorasyonunu öngörmektedir. Bu öngörü aynı zaman da bir bilimparkı kurulmasında gerekli yapıların çok büyük miktarlar tutabilecek maliyetini de son derece düşürecek bir bir olanağı işaret etmektedir.
 
İZMİR VE BÖLGE HALKINI YILIN HER AYI, AYIN HER HAFTASI VE HAFTANIN HER GÜNÜ KUCAKLAYAN BİR KÜLTÜRPARK
 
Kültürpark'ın gelecekteki işlevine yönelik olarak bu güne değin çeşitli sivil toplum örgütleri tarafından yapılan değişik öneriler sonunda başlıca iki görüş ortaya çıkmıştır. Bu görüşlerden ilki İzmir Ticaret Odası ile Ege Bölgesi Sanayi Odası ve Ege Genç İşadamları Derneği’nin“Kültürpark,  kongre turizmi ve eğlence yaşamını sırtında taşıyacak  bir yer olmalı ve bu amaçla bir Kongre Merkezi şeklinde yapılandırılarak marka değeri arttırılmalıdır” şeklinde özetlenebilecek, üyelerinin ticari çıkarlarını gözeten bir ortak görüştür.
 
İkinci görüş ise 22 bileşenden oluşan “Kültürparka Dokunma Platformu” nun kültürparkın, mevcut eğlence ağırlıklı ve bireysel spor  işlevinin dışında yapılanma oranını arttıracak başka hiç bir işlev yüklenmeden yeşil alan olarak kalmasını talep eden  görüştür.
 
Kültürpark gibi kentin simgesi durumuna gelmiş bir yeşil alanın gelecekteki işlevine yönelik olarak yapılacak öneriler, halkın  500 dönümlük bu muazzam rekreasyon alanınından kitlesel olarak ve her gün en yüksek düzeyde yarar sağlamasını gözeten öneriler olmak zorundadır. Oysa yukarıda sözü edilen önerilerin  her ikisinde de kültürpark-halk ilişkisi bağlamında böylesi sürekli ve yüksek düzeyde bir  etkileşme  ve halk yararı amaçlanmamıştır.
 
Kültürpark ister sanayi ve ticaret örgütlerinin talebi doğrultusunda Kongre Merkezi ekseninde, isterse Kültürpark’a Dokunma Platformu’nun radikal önerisindeki gibi yalnızca bazı kültürel etkinlik ve bireysel sporlara yer verecek şekilde yapılansın, halkın ancak son derece sınırlı bir kesiminin ve tatil günleri dışında yılın ancak etkinliklerin yapıldığı belirli günlerinde yararlanmasını sağlayabilir. Bireysel spor için her gün yararlanabileceklerin sayısı ise kültürpark çevresinde yaşayanlarla sınırlıdır.
 
Oysa İzmir hatta bölge halkını kapsayacak kitleleri yılın her ayı ve haftanın her günü kültürparka çekecek üstelik “bilim”, “teknoloji” ve “eğlenerek öğrenme” odaklı bir seçenek vardır. Bu seçeneğin temel noktası Kültürpark’ın, mevcut yapılaşma oranını değiştirmeden, hatta azaltarak ve de bireysel spor  olanaklarına dokunmadan gerçekleştirilmek üzere “İZMİR BİLİM VE KÜLTÜR PARKI” na dönüştürülmesidir.  
 
İZMİR BİLİM VE KÜLTÜR PARKI’na dönüştürülmesi demek,  Kültürpark’ı kurucusu Dr. Behçet Uz’un “Kültürpark Halk Üniversitesi Olmalı” diyerek yaptığı,  vasiyeti de yaşama geçirmek  demektir. Kültürpark’ın yaratıcısı Dr. Behçet Uz’un, geleceğin “bilgi toplumu çağı” olacağını yıllar öncesinden görerek kültürpark için tanımladığı işlev,  tamamen toplumun kitlesel yararına dönük olup, fuar işlevlerinin başka bir yere taşınmasıyla birlikte buranın  çağdaş bir HALK ÜNİVERSİTESİ’ne dönüştürülmesini  vasiyet etmiştir (bakınız:http://www.kentyasam.com/behcet-uzun-kulturparki-yhbrdty-3862.html vehttp://www.egetelgraf.com/behcet-uzun-kulturparki/).
 
Kültürpark’ın İZMİR BİLİM VE KÜLTÜR PARKI adıyla bir Halk Üniversitesi’ne  dönüştürülmesi seçeneği  ek hiç bir yapılaşma gerektirmeyen ve dolayısyla mevcut yeşil alan oranını küçültmesi söz konusu olmayan bir seçenektir. Bu seçenek, Büyükşehir Belediyesi’nin ticari  amaçlı açık hava şov merkezi-amfitiyatro ve  Kongre Merkezi yapılmak üzere yıkmak istediği Hangarlar (fuar holleri),  İnönü Sanat Merkezi,  Celal Atik Spor Salonu, Atlas Pavyonu gibi yapıların yılmayarak Bilim Parkı’nın amaçlarına uygun bir şekilde restorasyonunu öngörmektedir. Bu öngörü aynı zaman da bir bilimparkı kurulmasında gerekli yapıların çok büyük miktarlar tutabilecek maliyetini de son derece düşürecek bir bir olanağı işaret etmektedir.
 
Yukarıda değinildiği gibi, yalnızca fuar hollerini içinde bulunduran hangarların en büyük ikisi bile uygun şekilde restore edilerek Bilim Parkı için gerekli olan yapıların (Bilim ve Teknoloji Merkezi) %90’nını  oluşturan bilimsel deney ve sergi alanları, konferans ve aktif katılımlı bilimsel ve teknolojik gösteri  salonları/amfiler, üç boyutlu belgesel sineması, çocuklar için çeşitli konularda el becerisi atölyeleri ile bilim market ve bilim kafe gibi mekanları kurmak için kullanılabilir. Daha küçük olan hangarın bulunduğu gere ise Bilim Parklarının olmazsa olmazı olan (yarıküresel çatılı)  bir planeteryum (gezegen evi) kurularak Bilim Parkı’nın tüm kapalı alan gereksinimi kolayca ve son derece düşük maliyetli olarak karşılanabilir.
 
Bilgi Toplumları Çağı, bilginin topluma yayılması ve halkın bilimsel gelişmelere ve teknolojiye olan ilgi, merak ve sevgisinin arttırılmasında yerel yönetimlerden  olan beklentileri de arttırmış ve yerel yönetimlerin faaliyet alanlarının bu beklentileri karşılayacak şekilde yeniden yapılandırılması kaçınılmaz olmuştur.
 
Toplumu bilim ve aklın yol göstericiliğinden uzaklaştırıp dinin dogmatik kılavuzluğuna sokma  girişimlerinin giderek hız kazandığı günümüz koşulları, yerel yönetim etkinliklerinde  bilim ve toplum temelinde yapılacak yeni bir açılımın önemini daha da arttırmıştır. Bu açılımın yaşama geçirilmesinde Bilim Merkezleri /Bilim Parkları, içerdiği etkinlikler ve sunduğu olanaklarla etkili ve çağdaş bir araç olmanın tüm üstünlüklerine sahip olmakla kentin sosyal ve kültürel yaşamında, öğretici olduğu kadar aynı zamanda eğlenceli bir çekim merkezi oluşturur.
 
Kısacası Kültürpark, ne sermaye gruplarının isteği doğrultusunda  kongre turizmi ve eğlence yaşamını sırtında taşıyacak  bir yer olmalı, ne de  aydınlanma bağlamında halkın kitlesel yararını gözetmeyen salt bir yeşil alan olarak kalmalıdır. Kültürpark, salonlarına ve bahçelerine  “Galile, Newton, Darwin, Einstein,… gibi aydınlanma öncülerinin ve  Cahit Arf, Feza Gürsey, Erdal İnönü, Aziz Sancar…gibi dünyaya malolmuş bilimcilerimizin adları verilen bir bilim merkezi kurularak “İzmir Bilim ve Kültür Parkı ” na dönüştürülmelidir.
 
Bu seçenek yaşama geçtiği takdirde ana okullarının, ilk-orta ve yükseköğretim kurumlarının öğrencileri için, “dokun-keşfet”, “yap-öğren” deney birimleri ve  eğlenceli bilim sergi ve gösterileri sayesinde aktif bir eğitim ortamı sağlanmış olacak; sürekli organize edilen paneller, konferanslar, sergiler, gösteriler,  sosyal aktiviteleri ve bilim marketi ile bilime ve bilimsel düşünceye, teknolojiye önem verenler için bir çekim noktası olacaktır.İzmir Bilim ve Kültür Parkı, açık ve kapalı alanlarda kurulacak yap-öğren/dokun-keşfet deney birimleri, gezegenevi (planeteryum), doğa tarihi  ve evrim müzesi, son teknoloji ürünü 3 boyutlu belgesel sineması ve atölye çalışmalarını içeren etkileşimli eğitim ortamı sayesinde olanakları kısıtlı okullar için tamamlayıcı bir uygulama alanı olarak da hizmet verecektir.
 
Bilim ve teknolojideki gelişmelerin, yeni bilgilerin, keşiflerin ve icatların tanıtılması, öğrenilmesi ve tartışılması için bilimsel platformlar sunacak olan Bilim Parkı, bilim ve teknoloji ile halkın buluşma yeri olacağı gibi iç ve dış turizmde İzmir’e olan ilgiyi arttıracaktır. Nihayet üniversitelerinin yanında İzmir’e “Öğrenen Kent” ünvanını da kazandırmış olacaktır.”
 
Kısacası Kültürpark'a bilimsel bir işlev eklenmesiyle yaratılacak  "İZMİR BİLİM VE KÜLTÜR PARKI"   hafta içi okulların (randevulu), hafta sonları ise İzmir ve Bölge Halkı'nın  (AVM lere bir seçenek olarak) çocuklarıyla birlikte ziyaret edip eğlenerek öğrendikleri çağdaş anlamda bir Halk Üniversitesi olacaktır.
 
Kamuoyuna duyurulur. Saygılarımla
 
Prof. Dr. Kayhan Kantarlı
Tüm Öğretim Elemanları Derneği (TÜMÖD) İzmir temsilcisi
EÜ Emekli Öğretim Üyesi


HALKIN SESİ

Hepimizin tek savaşı ilkelerimiz doğrultusunda vatanımız in bölünmez bütünlüğünü sağlamak. Cumhuriyetimizi korumak.gelecek kuşağa yaşanacak güzel seyler bırakmak.
Benal Kut
13.07.2016

© 2016 HALK DAYANIŞMASI