100.YILINDA AMASYA GENELGESİ

" Vatanın bütünlüğü,milletin bağımsızlığı tehlikededir."
" Milletin bağımsızlığını,yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır."

19.06.2019

AMASYA GENELGESİ (20- 22 HAZİRAN 1919)

“100 yıl önce bugün 20- 22 Haziran 1919 tarihinde Amasya’da Mustafa Kemal Paşa
ve arkadaşları Samsun’a  çıktıktan 33 gün sonra Amasya Tamimini/Genelgesini yayınladılar.
*Vatanın bütünlüğü, milletin bağımsızlığı tehlikededir.
*Milletin bağımsızlığını, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.
Esasını kabul eden genelge “Aldığı sorumluluğun gereğini yerine getiremeyen İstanbul Hükümetine ve padişaha” karşı çıkışın ilk belgesidir. 
Kurtuluş için görevi millete veren ve kurtuluş savaşına giden yolda en önemli adımlarından biri olan bu “Genelge/Tamim” Kutsal İsyanın başlangıcını ateşleyen bir ihtilal ve devrim bildirisidir.
Amasya Genelgesi, Türkiye’nin temellerinin atıldığı, ulusal egemenliğin ve tam bağımsızlığın en büyük adımlarının atıldığı önemli bir bildiridir. 
Amasya Genelgesi’nin Hazırlanış Aşaması ve Temel Esasları
Yeni devletin temellerini atmak için adım adım hareket eden Mustafa Kemal, Havza’daki çalışmalarından sonra Amasya’ya geçerek silah arkadaşları olan Rauf Bey, Refet Bey ve Ali Fuat Paşa’yla bir araya gelerek Amasya Genelgesi‘ni hazırlamışlardır. Hazırlanan bu genelge Kazım Karabekir ve Cemal Paşa’nın da onayıyla birlikte yayınlanmıştır.
Amasya Genelgesi ulusal egemenlik hakkında ilk kez bahsi geçen bildiri olmuştur. Amasya Genelgesi bir anlamda İstanbul Hükümeti’ne karşı bir ihtilalin ilk adımı olmaktadır. Amasya Genelgesi‘nde İstanbul Hükümeti hiçe sayılmış, hükümetin düşmanın elinde olduğu ve bu durumdan yalnızca milletin iradesi ve azmi ile kurtaracağı ifade edilmiştir. Amasya Genelgesi’nde Sivas’ta bir kongrenin toplanacağı konusunda bilgi vermiştir.
Amasya Genelgesi’nin esasları Cevat Abbas Bey’e Mustafa Kemal tarafından yazdırılmıştır. Bu esaslar şunlardır:
*Vatanın bütünlüğü, milletin bağımsızlığı tehlikededir.
*İstanbul hükumeti aldığı sorumluluğun gereğini yerine getirememektedir. Bu durum milletimizi yok olmuş gösteriyor.
*Milletin bağımsızlığını, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.
*Milletin içinde bulunduğu durum ve şartların gereğini yerine getirmek ve hakların gür sesle cihana duyurmak için, her türlü baskı ve kontrolden uzak milli bir heyetin varlığı zaruridir.
*Anadolu’nun her bakımdan en güvenilir yeri olan Sivas’ta hemen milli bir kongre toplanması kararlaştırılmıştır.
*Bunun için bütün illerin her sancağından milletin güvenini kazanmış üç temsilcinin mümkün olan en kısa zamanda yetişmek üzere yola çıkılması gerekmektedir.
*Her ihtimalle karşı bu mesele milli bir sır olarak tutulmalı ve temsilciler gereğinde yolculuklarını kendilerini tanıtmadan yapmalıdırlar.
*Doğu illeri adına 10 Temmuz’da Erzurum’da bir kongre toplanacaktır. O tarihe kadar öteki illerin temsilcileri de Sivas’a gelebilirlerse Erzurum Kongresi’nin üyeleri de Sivas genel kongresine katılmak üzere hareket ederler.                                                                                                                                   *Genelgede bir de “Mahrem (Gizli)” açıklanmayan bir madde vardı. Ve bu madde kurtuluşun yolunu gösteriyordu. Savaşmak. “Askerî ve millî örgütlenme hiçbir surette kaldırılmayacaktır. Komuta hiçbir surette ve hiçbir kimseye terk edilmeyecektir. Silâh ve mühimmat kesinlikle elden çıkarılmayacaktır.”
Amasya Genelgesi’nin bu genel taslak metni Kazım Karabekir, Mustafa Kemal, Rauf Bey ve Refet Bey’in yanı sıra birçok kişi imzalamıştır. Hazırlanan Amasya Genelgesi onaylandıktan hemen sonra tüm sivil ve askeri kurumlara dağıtılmıştır.
Amasya Genelgesi Sonrası Yaşananlar
Türkiye Tarihi’nde dönüm noktalarından birisi olan Amasya Genelgesi birçok anlamda önemli sonuçlara neden olmuştur. Bunlar;
*Amasya Genelgesi ile Türk inkılabı adına ihtilal aşaması başlamıştır.
*Kurtuluş Savaşı için gerekçe, amaç ve yöntem ortaya koyulmuştur.
*İlk defa milli egemenliğe dayalı bir yönetimin oluşturulması gerektiğine dair bir fikirden bahsedilmiştir.
*İstanbul Hükümeti artık yok sayılmıştır.
*Türk Milletine İstanbul ve Anadolu’daki işgalcilere karşı mücadele için çağrı yapılmıştır.
*Amasya Genelgesi ile birlikte artık padişah, halifelik manda – himaye fikirlerinin yerini milliyetçilik ve millet fikirleri almıştır.
*Temsil Heyeti’nin oluşturulması konusunda fikir belirtilmiştir.
*Amasya Genelgesi ile birlikte ilk defa kurtuluş direnişi yazılı hale getirilmiştir.
*Müdafaayı Hukuk Cemiyetleri’nin birleştirilmesi için Sivas’ta bir kongre toplanması kararı alınmıştır.
*Ordunun terhis edilmemesi kararı alınmıştır.
*Amasya Genelgesi ile birlikte Kurtuluş Savaşı resmen ilan edilmiştir.
Amasya Genelgesi ülkenin içinde bulunduğu durumdan kurtulabilmesi adına atılmış olan çok doğru ve büyük bir adım olmuştur. Bu durum sadece milletin harekete geçmesini sağlamakla kalmamış, aynı zamanda işgalcilerin de tepkisini çekmiştir. 
Nitekim Genelgenin üzerinden 2 hafta sonra Mustafa Kemal Paşa 9ncu Ordu Müfettişliği görevinden azledildi. O da askerlik görevinden istifa ederek milletin bağrına döndü. İşte bu dönüş  Mondros Mütarekesi sonrası, 13 Kasım 1918 günü Mustafa Kemal Paşa’nın İstanbul Boğazına demirlemiş İngiliz zırhlılarını görünce “geldikleri gibi giderler” dediği günden 29 Ekim 1923 de Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ilanına kadar olan zorlu bir süreci başlatmıştır…
H. Zeki SUNGUR 


HALKIN SESİ

Cumhuriyet ilmen, fikren, bedenen yüksek seciyeli muhafızlar ister... Ne mutlu Türküm diyene!!!
Haluk CİĞERİM
09.07.2016

© 2016 HALK DAYANIŞMASI